AYNI FERYAT; “KANDIRILDIK!”

Kim ne derse desin, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilkeli, onurlu, bağımsız ULUSLARARASI POLİTİKASI 1937 yılının 18 Eylül Cumartesi günü TBMM’de onaylanan NYON ANLAŞMASI ile sona ermiştir.
*
Yüce önderimiz ATATÜRK’ün şiddetle karşı çıktığı bu anlaşma İsmet Paşa ve hükümeti tarafından kabul edildikten sonra genç cumhuriyetin ilk ve en büyük krizi patladı.
ATATÜRK, İsmet Paşa’yı görevden alıp, yerine Celal Bayar’ı atamışsa da SİSTEMLİ BİR ŞEKİLDE ZEHİRLENDİĞİ İÇİN devlet işlerinden uzak kaldı.
Sonra?
Sonrası ortada.
Büyük önderin ÖLDÜRÜLMESİNİN ardından belimiz asla doğrulmadı ve üç ABD’nin avuçlarında / AMERİKA – AVRUPA ve ARAP Birleşik Devletleri / onların oyuncağı olarak, kucaktan kucağa gezdirildik…
HÂLÂ da aynı!
*
Burada unutulmaması, atlanılmaması gereken en önemli olay İsmet Paşa’nın İkinci Dünya Savaşı’ndaki tarafsızlık politikasıdır.
Fakat bu da ATATÜRK’ün kurguladığı MİLLİ GÜVENLİK SİYASET belgemizin bir parçasıdır, O’nun eseridir.
*
Sonrasında, 1946’dan itibaren, savaş sonrası KUCAKTAN KUCAĞA yaşadığımız dönem başlayacaktır.
***
Şimdi bu ağdalı ve de çok geniş çalışma isteyen girişin ardından gelelim son yaşanan SURİYE OLAYINA.
*
ABD’nin boşalttığı yerlere bir anda RUS bayraklarının çekildiğini, Rus askerlerinin yerleştiğini gördük, yaşadık…
Veeeeeee ister istemez / o günlerde / BARIŞ PINARI’nı durdurduk!
*
Dost (!) ABD gitti,
terörist diye
dost (!) RUS’u mu vuracaksın?
*
“Yapamazsın” dediler.
Yapamadık!
*

Dünde HİTLER ve STALİN de / 1939 / böyle anlaşmıştı.
Eğer Hitler, Bakü petrollerine göz dikmese SOVYETLER BİRLİĞİ faşizme karşı savaşmayacak, Almanya ile İstanbul Boğazı’na çökecekti.
*
Bugün yaşanan dünden farklı bir şey değildir.
Alçaklık bunların devlet politikası…
Yüz, iki yüz, üç yüz yıldır böyle…
*
Pek ya bizim?
Bizim ise genlerimizde olmayan şey, son yirmi yılda birileri tarafından bir yerlerimize şırınga edildi…
Devlet politikamızın kevgire dönmesi sonucu bu ACEMÎ politikacı müsveddeleri nedeniyle her düzülüşümüzde feryat ediyoruz;
KANDIRILDIK!
*
Kızılderili Hopi Boyu sözüdür; “Bir düşman çok, yüz dost azdır!”
Ne dostumuzu tanıyoruz, ne de düşmanımızı…
Çünkü bu ucube iktidar nedeniyle ARTIK KENDİMİZİ BİLE TANIYAMIYORUZ!
