Sizi çok özledim ÖĞRETMENİM!

Köy Enstitüsü’nden atılmış bir adamdı babam. Cezaevi yatmış 17’sinde iken. Gazeteci idi ama, hep öğretmen gibiydi…
*
İsli idi Ankara, kömür kokardı geceleri…
Geç gelirdi geceleri babam, sol cebi gazetelerle dolu; mürekkep kokardı!
*
İlkokul öğretmenim Revza Gezmiş idi.
Çok sertti, çok sert idi…
Gezmiş soyadını bilen bilir.
6 Mayıs 1971’de Ankara’nın Sakarya Caddes’ndeki balıkçılar (nedense); “Derya gezmiş bunlar, DENİZ GEZMİŞ bunlar” diye bağırmıştı..
*
15’imde idim o günlerde…
*
Habibe Kutanoğlu ortaokulda edebiyat, Yüksel Özoğlu da lisede İngilizce öğrettiler!
*
Üniversitede ise Şefika Ortaylı Rusça’nın gramer eğitimini verdi bana; hani bugünlerin meşhuru İlber Ortaylı Beyefendi’nin annesi…
Hilmiye Barlas ise fonetik hocamdı.
*
Hangi birini sayayım ki, anayım ki!
*
Babamın gazete tomarlarının içinden hep kitap çıkardı; Dünyayı sarsan 10 gün, John Reed… Ve çeliğe su verildi, İlya Ehrenburg… Şevket Usta’nın kedisi, Rıfat Ilgaz… Amerikan Sargısı, Fakir Baykurt… Sarı traktör, Talip Apaydın… Ve de Ölü Ekmeği; Dursun Amca’nın kitapları; Dursun Akçam’ın…
*
Rıfat Amca öğretmendi, Fakir Amca, Talip ve de Dursun Amca; tümü de öğretmendi…
*
Ben de öğretmen oldum, Rusça öğretmeni…
Bir gün bile yapmadım ama oldum!
*
Şimdi benim bu öğretmenlerimin çoğu yaşamıyor…
Yaşayanları da “yaşam gailemiz” bizden uzak tutuyor…
*
Ne diyeyim böyle bir günde, öğretmenler gününde?
*
Sizi çok özledim öğretmenim, öğretmenlerim!
