Yılmaz Erdoğan’ın amcasını da bir BEYAZ TOROS almış ve katletmişti…

BEYAZ TOROS CİNAYETLERİNE ACI BİR HATIRLATMA
KILICI ELİNE ALAN KILICI İLE ÖLÜR…
EROİN TACİRLERİNİN KIRIKKALE CİNAYETİ!
Başkent Ankara’nın göbeğindeki Selanik Caddesi’nde Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı olan müfettiş Namık Erdoğan’ı bir BEYAZ TOROS ile kaçırdılar. Çantasındaki sır dosyayı aldıktan sonra kafasına iki kurşun sıkıp Kızılırmak’ın kıyısına attılar!
BİRİNCİ BÖLÜM
9 MAYIS 1994 Pazartesi / Ankara /
Saat: 18.00
Sağlık Bakanlığı’ndan çıkan genç müfettiş kendi kullandığı özel aracıyla Selanik Caddesi’ne yöneldi.
Nissan marka aracını buradaki Numuneliler Lokali’nin kapalı garajına park etti.
Kapıdaki görevliye, “Kardeşim geç çıkabilirim, garajın kapısını açık bırak” dedi.
Saat: 19.00
Nuran Erdoğan mutfakta akşam yemeğinin son hazırlıklarını yapıyordu. Babası ve annesi konuktu. Öğle sonrası telefonlaştığı eşi Namık’ın da saat sekiz gibi evde olmasını bekliyordu.
Telefon çaldı, kızı Begüm açtı.
Arayan kişi; “Dikkatli olun bugünlerde babanız öldürülecek” dedi ve kapattı.
Begüm koşarak mutfağa geçti; “Anne babamı öldüreceklermiş” diye bağırdı.
Aynı anda Nuran hanımın babası salondan seslendi; “Telaşlanmayın yavrum, olacak şey mi; her tehdit eden adam mı öldürür?’’ dedi.
Fakat eşi Namık bey gece eve gelmedi.
Saat: 20.30
Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı olan müfettiş Namık Erdoğan iki buçuk saat sonra lokalden ayrıldı. Garajdan çıkarken arabasında başka kişilerin de bulunup bulunmadığı belirlenemedi.
Çünkü garaj görevlisi işi erken bırakmıştı. Ayrıca o tarihlerde güvenlik kamera sistemi ülkemizde yaygınlaşmamıştı.
*
25 GÜN ÖNCE…
NİSAN AYININ ORTALARI / Ankara /
Tüm Türkiye, gazeteler kanalıyla Sağlık Bakanlığı’nda 25 kişinin işten el çektirildiğini öğreniyordu. Bakanlık’ta inanılmaz bir yolsuzluk vardı.
Vardı ama neydi, kimse bilmiyor, herkes müfettiş Namık Erdoğan’ın raporu ile başlayacak olan adli soruşturmayı bekliyordu…
*
10 MAYIS 1994 Salı / Kırıkkale /
Kılıçlar kasabası Kayadibi mevkiinde, Kızılırmak kıyısında bir ceset bulundu.
Kırıkkale Savcılığı soruşturma başlatırken, Jandarma ve polisin araştırması akşama kadar sürdü.
Cesedin üzerinde İKİ adet UZİ marka silahtan çıkmış kurşun çekirdeği, çevrede de BEŞ adet mermi kovanı vardı.
Ancak ertesi gün cesedin kimliği belirlendi.
Öldürülen kişi Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı olan müfettiş Namık Erdoğan’dı…
*
10 MAYIS 1994 Salı / Ankara / Akşam saatleri
Evde torununa bakmakta olan Nuran Erdoğan geceden beri uyumamış, bir battaniyeye sarılıp sabaha kadar pencere kenarında beklemişti.
Telefon çaldı, kızı Begüm koşarak gitti ve açtı.
Karşısındaki kişi; “Namık Erdoğan ayağını denk alsın” diyordu.
Aile şaşkınlık içindeydi.
*
12 MAYIS 1994 Perşembe / Ankara
Öğle sonrası yine telefon çaldı, yine Begüm açtı.
Bu kez arayan Hakkâri Milletvekili Mustafa Zeydan idi; “Başınız sağ olsun” dedi.
*
14 MAYIS 1994 Cumartesi / Ankara
Erdoğan ailesi dört gün sonra cesedi teşhis etmek üzere Adli Tıp’a çağrıldı.
Evet öldürülen kişi Namık Erdoğan idi.
Aile yıkıldı.
*

Bir yıl sonra Ağustos 1995’te ünlü oyuncu, yönetmen ve yazar Yılmaz Erdoğan, öldürülen amcası Namık bey için şu şiiri yazıyordu:
KAYIP KENTİN YAKIŞIKLISI
Dokuzunda kayboldu Mayıs’ın,
Cesedi bulundu
Onikisinde…
Kaçırıldığında da
Kaybolduğunda da
Ve cesetken de
Yakışıklıydı…
Amcamdı..

İKİNCİ BÖLÜM
Sabıkalılardan kurulu bir garip şirket
Sağlık Bakanlığı’ndan ihale alıyor…
BİR ZİNCİRİN HALKALARI!
Namık Erdoğan’ın 9 Mayıs 1994’te Ankara’nın göbeğinden,Selanik Caddesi’ndeki bir lokalin garajından kaçırılıp, kafasına iki kurşun sıkılarak öldürülmesi, o gününün şartlarında kimseye ŞAŞARTICI gelmedi.
*
Faili meçhul cinayetlerin tavan yaptığı, it izinin at izine karıştığı günlerdi.
“Derin devlet” adı verilen bir eşkıya çetesi devletin ay – yıldızını kullanarak soygunlar yapıyor, adam kaçırıp fidye istiyor, cinayetler işliyordu.
UTANÇ GÜNLERİ hemen her sabah yeni bir vurgun, yeni bir cinayetle başlıyordu.
Zincir halka halka büyüyordu…
*
KAYIP ÇANTA!
Şimdi Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı olan müfettiş Namık Erdoğan’ın eşi Nuran hanımın o günlerde verdi şu ifadeye bakalım:
“Son günlerde bir durgunluk yaşıyordu ama günün yorgunluğu diye geçiştiriyordu. Konuşkan bir insan değildi. Bir çantası vardı, şifresini hiçbirimiz bilmezdik, devamlı şifreliydi. Ölümünden sonra o çanta bulunamadı.”
*
EROİN TACİRLERİNİN LİSTESİ!
İşte Erdoğan öldürüldükten sonra alınan, kaybolan o çanta cinayetin düğüm noktası idi. Aynı tarihte gazetelerde yer alan haberlere göre çantada Türkiye’deki eroin tacirlerinin belgeli, tescilli listesi vardı.
*
O haberlerden biri şöyleydi; “Ergenekon davası tutuklularından Veli Küçük’ün evinden çıkan bir belgede de Namık Erdoğan’ın suikastıyla ilgili çarpıcı bilgiler yer alıyor.
*
SUSURLUKÇULAR!
Belgeye göre Susurlukçular tarafından öldürüldüğü sanılan Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Namık Erdoğan’ın, Türkiye’deki uyuşturucu tacirlerinin suikastına kurban gittiği ifade ediliyor.
Belgede, Sağlık Bakanlığı’ndan eroin yapımında kullanılan asit ithal izin belgelerini kimlerin aldığını ortaya çıkartacak bilgilerin Namık Erdoğan’ın eline geçtiği belirtiliyor.
*
İHALEYE GİREN ŞİRKET KİMİN?
Suikasta giden sürecin, Susurluk sanıklarından Haluk Kırcı’nın dört arkadaşıyla birlikte bir şirket kurmasıyla başladığı iddia edildi. Kırcı’nın, aralarında Abdullah Çatlı’nın kardeşi Zeki Çatlı’nın ve Bahçelievler katliamı sanıklarından Ahmet Ercüment Gedikli’nin de bulunduğu dört ortağıyla birlikte kurduğu Promesse Tıbbi Malzeme ve Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi’yle Sağlık Bakanlığı ihalelerine girdiği tespit edildi.
*
NAMIK ERDOĞAN SORUŞTURMA AÇTI!
Kırcı’nın ihalelere giren diğer şirketlere baskı uyguladığı, bakanlık personeline rüşvet dağıttığı iddialarıyla ilgili olarak 1994 yılında Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Namık Erdoğan’ın soruşturma açtığı anlaşıldı. Erdoğan, elindeki soruşturma dosyasını tamamlamadan kaçırılarak öldürülmüştü. Katiller, cinayetten sonra Erdoğan’ın çantasındaki soruşturma dosyasını da alarak kayıplara karıştığı iddia edildi.
*
EROİN HAMMADESİ NASIL BULUNUR?
Belgede, Namık Erdoğan’ı ölüme götüren, Türkiye’deki uyuşturucu ticaretinin nasıl gerçekleştirildiği de anlatılıyor.
Eroin hammaddesinin Türkiye’ye çok kolay bir şekilde sokulduğu belirtilerek, süreç şöyle anlatılıyor: “Önce Sağlık Bakanlığı’nın İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü’ne ithal edeceğiniz asidin adını, miktarını ve nerede kullanacağınızı bildirir bir başvuru ile ithal izni talebinde bulunursunuz.
*
Ayrıca kendi adınıza getirmek zorunda da değilsiniz. Bir gariban bulup onun üzerine kuracağınız bir firma adına başvuruda bulunabileceğiniz gibi, bir ölünün adına düzenlenecek evrakla da izin alabilirsiniz. Başvuru evraklarınızın bulunduğu dosyanın içine 25 bin Mark koymayı unutmayacaksınız. Kolaylıkla ithal izin belgesini alırsınız.”
*
SÖZÜN ÖZÜ…
Değerli okur;
üstteki satırları cinayetin gündemde olduğu dönemin gazetelerinden derledik.
Aslı havanda su dövdük gibi görünse de bu ve benzeri cinayetleri hâlâ birilerinin soruşturduğunu, unutmadığını BAZILARININ bilmesi için yazdık!
Şimdilik kaydıyla dizimizi burada noktalarken son sözümüzü söyleyelim:
Kötüler kendilerine tahammül edildikçe daha çok azar!
*/ NOT : Arşivimizden çıkardığımız eski bir yazımız…
